Gripin Röportajı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Gripin Röportajı

Mesaj  Buse Dogan Bir C.tesi Kas. 20, 2010 9:44 pm

Gripinsiniz ama ağrı kesmediğinizi, ağrı verdiğinizi söylüyorsunuz. Nasıl bir çelişki bu?

Birol: İsmimiz Gripin ama aslında biz ağrıyı kesmeyip daha çok ağrıyı körüklüyoruz. Ağrının üzerine daha çok ağrı ekliyoruz ve bir anlamda “Çivi çiviyi söker” mantığıyla yaklaşıyoruz.

Bronx’taki coverlarınız ve performanslarınız sizin yolunuzu açtı diyebilir miyiz?

Birol: Evet, kesinlikle. Bu dört yılda birbirimizi daha iyi tanıdık, özelliklerimizi daha iyi gördük, birbirimizin her yönünü keşfetme şansı yakaladık. Bu yüzden bu tecrübe bizim için çok yararlı oldu. Ayrıca albüm aşamasına geçinceye kadar birlikte geçirmemiz gereken vakti de verimli bir şekilde geçirmiş olduk.

Geçenlerde “Dalgalandım da Duruldum” şarkısına cover yaptınız? Coverları nasıl yapıyorsunuz, ilham mı geliyor, spontane mi gelişiyor?

Birol: Aslında zorlama oldu o cover (gülüşmeler). İlham gelmedi yani, biz kendimiz uğraşarak ortaya çıkardık o şarkıyı. Bar çalışmalarında çok cover yaptık ama onlara tam anlamıyla cover denemezdi. Şu an üç coverımız var konserlerde söylediğimiz, bunlara tam anlamıyla cover diyebiliriz.

Gitara başlama hevesinizin altında da kız tavlamak yatıyormuş diye duyduk. Şimdi ne durumlardasınız? Evren gibi evlenecek olan var mı?

Birol: (Gülüşmeler) Evet öyle başlamıştık çünkü sahne ve gitar çok karizma katıyor. O yüzden doğru duymuşsunuz, hala da amacımız aynı (gülüşmeler).

Evren askerden döndü. Peki size katılacak mı? Evli diye sınırdışı etmiyorsunuz Evren’i?

Birol: Yok, öyle bir şey yok. Evren her zaman Gripin’de olacaktır. Sadece hangi görevde, nasıl ve nerede olacağına onun kendisinin karar vermesi gerekiyor. Sonuçta o artık evli bir adam, başka sorumlulukları da var. Elbette sahne üzerinde İstanbul dışında bizimle çok fazla birlikte olamayacak ama dediğimiz gibi Evren’in bundan sonra Gripin’deki misyonu onun tarafından belirlenecek. Ama biz dörtlü olarak onun istediği şekilde çalışabiliriz.

Ama evli olup da işi ile ilgilenebilenler de var?

Arda: Ama Evren’in evlenmeden önce de en önemli önceliği işti. Yani o ikisini bir arada ürebilecek bir insan.

Sıra geldi albümlere. Neden bu ikinci albümünüzün adı Gripin?

İlker: An itibarıyla Gripin’in yapmak istediğini tam anlamıyla yaptığı bir albüm oldu. Bu yüzden de Gripin adını koymayı tercih ettik.

Birol: Her zaman her istediğinizi her imkânınız olmadığı için yapamıyorsunuz. Bizim ilk albümdeki müzikler içimize çok sinmişti, o an o kadar sürede yapabileceğimizin en iyisini yapmıştık. Albümü 18, 19 günde kaydedip 2 ayda çıkarmıştık. Ama bu albüm için zaman kısıtlamamız yoktu, çalışmaları iki seneye yaydık. Her türlü imkânımız vardı; ilk albüm sayesinde yaptığımız yatırımlar sonucu kayıt stüdyomuz, altelerimiz, edevatlarımız, kalp kırıklıklarımız, her şeyimiz vardı. Budur dedik.

Arda: Deneyim olarak da çok farklıydı. Kafamızdakini teknik olarak daha iyi yansıtacak durumdaydık. İlk albümde bu kadar bilgimiz de yoktu.

Yani bir albümün sizin adınızı taşıyabilmesi için içinize sinmesi gerekiyor?

Birol: Aslında şöyle: Diğer çalışmalarımız da içimize sinmişti ama bu kadar kısa sürede yapabileceğimiz en iyi şey buydu diyorduk kendi kendimize. Ama bunda hiçbir sınırlama olmadan, her tarafı açıktı. O yüzden çok rahat ettik, her şeyimiz vardı ve hiç kimse şimdi yapacaksınız diye bizi zorlamadı.

Hüzünlü ve duygusal şarkılarınızla dikkat çekiyorsunuz. Fakat bu albümde asi yanınız da ön planda. Mesela “Sana ne bundan” , “Olduğu kadar”, “Gideceksen hiç gelme”, “Zor geliyor” gibi sözler var.

Birol: Onlar kinayedir. Ya da adam artık bıkmıştır, yorulmuştur, hala yine depresiftir ama agresifleşiyordur ve artık yeter diyordur ve sözler bunun uzantısı ve serzenişidir. Yoksa sözler yine hüzünlü, depresif. Ama “Sana ne bundan” da bile adam bir güzel şarkı yazdığına göre hala kadını düşünüyordur.

“Baba Mesleği”nde de mesela, bir başkaldırı da var ve böylece gençlere bir farkındalık yaratıyorsunuz. Lise, üniversite ve diğer 20’li yaşlardaki gençlere “Bakın, bunlar da var, bunları da düşündünüz mü?” gibi bir fikir sunuyorsunuz. Peki buna dinleyicini tepkisi ne oldu?

Birol: Sağolsunlar, gayet güzel tepkiler aldık. Garip bir demokrasi anlayışımız olduğu için gençlere gösterilmeyen birçok şey var. Onlardan biri de bu şarkıda anlatılıyor. Aslında yavaş yavaş uyanıyor gibi duruyoruz ama bir yandan da birlikteliğimiz bozuluyor. Bu şarkıda onu da bozmayın mesajını veriyoruz. Hem uyanın hem de ayrılmayın diyor bu şarkı.

Murat: Bir de içinde politik ögeler bulunduran bir şarkı bu. Ama biz önceliği hep insanlık tarafına verdik, savaşı insan gözünden anlatmak istedik. Ve insanlar bunu anlayabildiler, çok basit bir politik şarkı deyip geçmediler. Bu da bizi ayrıca sevindirdi.

Birol: Böyle bir olayın başımıza gelebileceğini de anladılar dinleyiciler ayrıca.

Emre Aydın, Manga’dan Ferman ve Pamela. Düet tekliflerini siz mi ürdünüz? Çünkü sesler şarkılara çok uyumlu olmuş, şarkının tonu ve sözler “A bu isim olmalıydı Gripin ile birlikte” dedirtiyor gerçekten. Seçimleri nasıl yaptınız?

Birol: Hiçbir şeyi planlamadığımız gibi bunu da planlamadık aslında.

Teklif aşaması nasıl oldu peki?

Murat: Teklif olarak sadece Pamela vardı aslında. Emre Aydın ve Ferman ile zaten daha öncelerden bir dostluğumuz vardı, bir proje yapmak fikri zaten bulunuyordu, ne şekilde ne zaman olacağı belli değildi sadece. Emre Aydın son şarkıda geldi, şarkının büyük bir kısmını tamamladı ama hala oturmamış yerler vardı. Emre geldi, şarkının oturmamış bölümlerini düzenledi, söz yazdı giriş bölümüne. Sonra da yazmışken beraber söyleyelim dedik. Bir de stüdyomuz ortak olduğu için herkes birbirini dinleyebiliyor. Bu tarz bir ortam olduğu için birbirimize yardım edebiliyoruz.

Birol: Ferman’la veya Manga’yla da zaten bir şey yapacaktık. İçinde sokak ağzı olan o şarkı geldi ve bu şarkı da özel bir ses olsun istedik. Ferman bu şarkıya çok uyuyordu ve yapacaksak birlikteliğimizi bu şarkıda yapalım dedik. O da bizi kırmadı sağolsun.

“Böyle Kahpedir Dünya”da dört yalnızlık bir doğruyu ürür gibi bir söyleminizle gençlerin bam teline basmışsınız. Nedir bu gençlerin dört yanlış bir doğrudan çektikleri?

Birol: Bu şarkı ÖSS’nin de içinde olduğu hayatın bütün istemediğimiz ögelerine dair. Yalnızlık var bu şarkıda, ölüm var... Neden yaşayıp neden öldüğümüz, kimler için yaşayıp kimler için öldüğümüz, hepsi bu şarkıda var. Her şey katılabilirdi bu şarkının içine, biz de ÖSS’yi ve sınavları da kattık.

Sizi çok fazla kişi dinliyor. Peki siz kimleri dinliyorsunuz?

Birol: Uzun süre Türk müziği dinlemedik kendi çalışmalarımız için.

Murat: Aslında özellikle dinlemedik albüm kayıtları aşamasında çünkü bir şekilde aklınızın bir köşesinde kalıyor dinledikleriniz ve istemeden bir şeyler çıkabiliyor. Böyle olunca da tüm beste çöpe gitmek zorunda kalıyor. Böyle bir huyumuz var. Yabancılardan genelde İngiliz müziğini takip ediyoruz. Onun dışında Birol Yunan müziğini takip eder., Arctic Monkeys dinleriz. Türkler de var tabii: Sezen Aksu, Bülent Ortaçgil, Duman, Vega, Manga, Emre Aydın.

İlker: Ama şunu da söylemek lazım, her şeyi dinliyoruz aslında. Her şeyi dinlemeye çalışıyoruz.

Peki aranızda birbirine “O şarkı dinlenir mi, niye dinliyorsun bu müzikleri?” diyen var mı?

Birol: Benim Yunanca şarkılarıma isyan ediyorlar (gülüşmeler).

Hem müzikle uğraşıyorsunuz hem de çalışıyorsunuz. Buna ne demeli?

Birol: Bir de yüksek lisans var aynı zamanda. Bu durumda hem okuyoruz, hem çalışıyoruz hem de müzik yapıyoruz.

Yani iş, okumak ve müzik bir arada sizin için. Peki gençlere ne önerirsiniz? Birini mi seçsinler yoksa sizin gibi mi yapsınlar?

Birol: Herkes için değişebilir bu sorunun cevabı aslında.

Murat: Bence bir tanesini seçmek gerekiyor yoksa istediğiniz yere tam anlamıyla gelemezsiniz. Bir tanesine aklınızı vermeniz gerekir. Vermezseniz istediğiniz yere, istediğiniz yolda gelemezsiniz. Mesela ben çalışırken eve geldiğimde elime gitarı almak istemiyordum, uzanıp televizyon izlemek, dinlenmek istiyordum. Ama bir tanesini seçmek zorunda kaldım ve şu an güzel bir yolda ilerliyorum.

Birol: Ben de çalışmıyor olsaydım “Kahpe” nin sözleri yazılmıyor olacaktı trafikte. O şarkının bir çok bölümünü trafikte stresliyken yazdım. Ya da fabrikada komik ücretlerle çalışan işçileri görmeseniz böyle bir şarkı yazamazdınız. Bu da başka bir yönü meselenin

ALINTIDIR

Buse Dogan
Admin

Mesaj Sayısı : 86
Kayıt tarihi : 08/11/10

Kullanıcı profilini gör http://gripinfan.bedavaforum.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz